Sol Google
Sağ Google
ELİF CAN
Köşe Yazarı
ELİF CAN
 

BERGÜZAR

Bergüzar : kelime anlamı yâdigar olarak verilen, hediye, armağan) Derbeder bir koşuşla geldim bu dünyanın kollarına. Camından çeşitli hikayeler görüyorum, bir telaşla koşuşturuyor herkes. Bütün bu telaş ekmek davası mı gerçekten. Sanki istilaya gidermişçesine öylesine bir koşuşturma. Şimdi eskilerden bergüzar o sessizlik.  Bu devirde hikâye duymuyoruz hikâye görüyoruz sadece. Onu da çıkartabilirsen hikâye. Kendi başlı başına bir hikâye iken niyedir ki insanın bu arayışı. Çağımızın hastalığı bu; durup dinleyememek hiçbir şeyi. Üstü tozlanmış insanımızın, eski bir saman sarısı kâğıdı dönmüş yüreği. Dokunsan onun ufak oluverecek. Bergüzar bir kâğıt bile şikayetçi halinden "neden eskidim ben". Köreliyor ufkumuzun derinlikleri, testinin ucundan bakınca dibi karanlık gibi. Dünya gibi insanlık gibi... Birçok şey benzer işte her şey birbirinin taklidi. İçi boş ve dibi karanlık... Kendi armonim de kayboluyorum fakat duyamıyorum dışarıdaki notaları. Bir bülbülün sesini, bir böceğin vızıltısını duyamıyorum. Ürküttük sanırım onları da bu gürültümüzle. Sözde ekmek davası işte... Nihayeti emek, çaba sarfiyat ürkütücü de olsa ortaya konulan bir yapıt. Ben yaptım değil ben yaptırdım demek korkunç olsa gerek. Düşüncelerimiz bile yaptırdım misali. Alın teri ve emek elle yürürmüş hep. Bunun gayesinde yorulmak da güzeldir korkunç olmadan koşuşturmakta...
Ekleme Tarihi: 25 Ekim 2022 - Salı

BERGÜZAR

Bergüzar : kelime anlamı yâdigar olarak verilen, hediye, armağan)

Derbeder bir koşuşla geldim bu dünyanın kollarına. Camından çeşitli hikayeler görüyorum, bir telaşla koşuşturuyor herkes. Bütün bu telaş ekmek davası mı gerçekten. Sanki istilaya gidermişçesine öylesine bir koşuşturma. Şimdi eskilerden bergüzar o sessizlik. 

Bu devirde hikâye duymuyoruz hikâye görüyoruz sadece. Onu da çıkartabilirsen hikâye. Kendi başlı başına bir hikâye iken niyedir ki insanın bu arayışı. Çağımızın hastalığı bu; durup dinleyememek hiçbir şeyi. Üstü tozlanmış insanımızın, eski bir saman sarısı kâğıdı dönmüş yüreği. Dokunsan onun ufak oluverecek. Bergüzar bir kâğıt bile şikayetçi halinden "neden eskidim ben". Köreliyor ufkumuzun derinlikleri, testinin ucundan bakınca dibi karanlık gibi. Dünya gibi insanlık gibi...

Birçok şey benzer işte her şey birbirinin taklidi. İçi boş ve dibi karanlık... Kendi armonim de kayboluyorum fakat duyamıyorum dışarıdaki notaları. Bir bülbülün sesini, bir böceğin vızıltısını duyamıyorum. Ürküttük sanırım onları da bu gürültümüzle. Sözde ekmek davası işte... Nihayeti emek, çaba sarfiyat ürkütücü de olsa ortaya konulan bir yapıt. Ben yaptım değil ben yaptırdım demek korkunç olsa gerek.

Düşüncelerimiz bile yaptırdım misali. Alın teri ve emek elle yürürmüş hep. Bunun gayesinde yorulmak da güzeldir korkunç olmadan koşuşturmakta...

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve erdemliajans.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Yazıları

06
Ağustos
25
Temmuz
20
Mayıs
30
Nisan
20
Mart
27
Şubat
13
Şubat
01
Şubat
02
Ocak
09
Aralık
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.