Sol Google
Sağ Google
Anasayfa Yazarlar ELİF CAN Yazı Detayı Bu yazı 1766+ kez okundu.
ELİF CAN
Köşe Yazarı
ELİF CAN
 

SERENDİPÇE

(Serendipçe: kelime anlamı tesadüf, mutlu kaza anlamlarına gelmektedir.) Bize çizilen dünya kafeste. Hüzzam makamında çalan bir serendipçe. İstikrarlı başlıyor bundan sonraki günler yanıbaşımızda. Neden midir? Kaybolup gitmeye yüz tuttu çünkü onca şey, kültürümüz, dilimiz, dinimiz, saygımız hepsi zedelendi. Batıya özenmekle, kendimizi düzeltmeyi unuttuk. "İçten çürüyor benim memleketim ve buda beni çok üzüyor."  Sonradan Müslüman olmuş batılı bir yazarın kelimeleri bunlar. O kadar büyük ve özgürlüğün sembolü olup birçok ilgiyi üzerine çekebiliyorlar. Lakin kötü alışkanlıklarla yavaş yavaş zedeliyorlar kendilerini. Biz bir şeyin iyi hoş güzel olanını seçip, örnek alırız kendimize değil mi? O halde eleğimizden geçirmeden nedendir her şeyiyle örnek almamız bir başka yeri. Özgürlük ne de tuzaklı bir kelime değil mi? Özgürleşmekten yalnızlaştık artık. Belki bu kadar özgür değilken daha kalabalıktı bayramlar, daha genişti sofralar, yürekler daha genişti. Dıştan genişledikçe içten daralıyor insanoğlu.   Günümüzün klasik sıradan yakınması, herkesin dilinde belki de lakin üzülerek söylüyorum ki maalesef bu hiçbir şey değiştirmiyor. Serendipçelerimizi kaybediyoruz yavaş yavaş. Yavaş yavaş sözü de eskidenmiş artık hızla...   O denli de eskimişiz anlaşılan.   Bu mutlu kazalarımızı, güzel günlerimizi yaşatabilmek adına.    Unutmayalım duyduklarımıza değil, kendi okuduklarımıza inanalım, kendimizi örnek alalım. Yazınsal küredeyiz hepimiz...    İçten özgürleşebileceğiniz günleriniz olsun.
Ekleme Tarihi: 28 Kasım 2022 - Pazartesi

SERENDİPÇE

(Serendipçe: kelime anlamı tesadüf, mutlu kaza anlamlarına gelmektedir.)

Bize çizilen dünya kafeste. Hüzzam makamında çalan bir serendipçe. İstikrarlı başlıyor bundan sonraki günler yanıbaşımızda.

Neden midir?

Kaybolup gitmeye yüz tuttu çünkü onca şey, kültürümüz, dilimiz, dinimiz, saygımız hepsi zedelendi.

Batıya özenmekle, kendimizi düzeltmeyi unuttuk.

"İçten çürüyor benim memleketim ve buda beni çok üzüyor."  Sonradan Müslüman olmuş batılı bir yazarın kelimeleri bunlar.

O kadar büyük ve özgürlüğün sembolü olup birçok ilgiyi üzerine çekebiliyorlar. Lakin kötü alışkanlıklarla yavaş yavaş zedeliyorlar kendilerini. Biz bir şeyin iyi hoş güzel olanını seçip, örnek alırız kendimize değil mi?

O halde eleğimizden geçirmeden nedendir her şeyiyle örnek almamız bir başka yeri.

Özgürlük ne de tuzaklı bir kelime değil mi?

Özgürleşmekten yalnızlaştık artık.

Belki bu kadar özgür değilken daha kalabalıktı bayramlar, daha genişti sofralar, yürekler daha genişti. Dıştan genişledikçe içten daralıyor insanoğlu.

 

Günümüzün klasik sıradan yakınması, herkesin dilinde belki de lakin üzülerek söylüyorum ki maalesef bu hiçbir şey değiştirmiyor. Serendipçelerimizi kaybediyoruz yavaş yavaş. Yavaş yavaş sözü de eskidenmiş artık hızla...

 

O denli de eskimişiz anlaşılan.

 

Bu mutlu kazalarımızı, güzel günlerimizi yaşatabilmek adına.

 

 Unutmayalım duyduklarımıza değil, kendi okuduklarımıza inanalım, kendimizi örnek alalım. Yazınsal küredeyiz hepimiz...

 

 İçten özgürleşebileceğiniz günleriniz olsun.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve erdemliajans.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Yazıları

06
Ağustos
25
Temmuz
20
Mayıs
30
Nisan
20
Mart
27
Şubat
13
Şubat
01
Şubat
02
Ocak
09
Aralık
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.