Değerli Dostlar; Seyahat, sözlükte “suyun yeryüzünde sürekli akması” anlamındaki seyh kökünden türeyen seyâhat (siyâha) “yürüme, gitme; kendini ibadete verip ruhban hayatı yaşamak için yeryüzünde gezip dolaşma” şeklinde açıklanmakta, suyun yeryüzünde akması gibi yolculuk edene de yeryüzünde gezip dolaştığı için sâih veya seyyâh
Kur’ân-ı Kerîm’de seyahat kavramı üç yerde geçmektedir. Bir âyette “sîhû” (seyahat ediniz) şeklindeki fiil kalıbıyla, putperestlere Mekke’de kalmaları için verilen süreyle ilgili olarak, “Yeryüzünde dört ay daha serbestçe dolaşın” meâlindeki cümlede yer alır (et-Tevbe 9/2). İkinci âyette “sâihûn” (seyahat edenler), Allah’ın hoşnutluğunu kazananların övgüye değer nitelikleri arasında sayılmaktadır (et-Tevbe 9/112). Tefsirlerin çoğunda sâihûn kelimesinin bu bağlamda “sâimûn” (oruç tutanlar) anlamında kullanıldığı, nitekim Hz. Peygamber’in kelimeyi bu mâna ile açıkladığı, Hz. Âişe’nin de “Bu ümmetin seyahati oruçtur” dediği; seyahat edenler yolculukları sırasında azıksız, aç susuz kalabildikleri ve eşlerinden ayrı düştükleri gibi oruç tutanlar da belirli bir zaman zarfında bunlardan uzak durdukları için âyette bunların sâihûn diye nitelendirildiği belirtilmektedir (meselâ bk. Taberî, VI, 484-486; XII, 156). Üçüncü âyette “sâihât” (seyahat eden kadınlar) kelimesi kendileriyle evlenilmesi uygun olan kadınların iyi nitelikleri sıralanırken geçmekte olup (et-Tahrîm 66/5) tefsirlerde çoğunlukla “oruç tutan kadınlar” veya “hicret eden kadınlar” diye yorumlanmıştır (a.g.e., XII, 156). Şevkânî, Tevbe sûresinin 112. âyetindeki sâihûn kelimesinin “oruç tutanlar” yanında “cihad edenler” veya “hicret edenler” yahut “hadis toplamak, ilim tahsil etmek için seyahate çıkanlar” mânasında kullanıldığına dair rivayetleri aktardıktan sonra Allah’ın seyahat sayesinde itaat yolunda kuluna fırsat sağladığını, zira kulun bu suretle insanlardan ayrılarak Allah’ın yarattığı varlıklar üzerinde düşünüp ibret alma imkânı elde ettiğini belirtmekte, dolayısıyla âyette seyahatin hakiki mânasının kastedilmiş olabileceğini ima etmektedir (Fetḥu’l-ḳadîr, II, 465). Taberî de Kur’an’daki sâimûn kelimesinin “oruç tutanlar” anlamına geldiğini ifade eden rivayetleri sıralayıp İbn Uyeyne’nin, “Yemeyi, içmeyi ve kadını terkeden kimse sâihtir” dediğini nakleder (Câmiʿu’l-beyân, VI, 485).
· Tebdil-i mekânda ferahlık vardır.
· Gezmeyen göz görmez.
Gibi atasözlerimizin yanında seyahatle ilgili aşağıdaki özdeyişleri de paylaşalım istedim.
1– "Hiçbir şey zekayı seyahat etmek kadar geliştirmez." (Emile Zola)
2 – "Seyahat için yaptığın yatırım kendin için yaptığın en iyi yatırımdır." (Matthew Karsten)
3 – "Hayat ya cesur bir maceradır ya da hiçbir şey!" (Helen Keller)
4 – "Uzaklara gittikten sonra tamamen değişmiş biri olarak dönmek gerçek bir mucize."
(Kate Douglas Wiggin)
5 – "Gezgin bir yere varmak için değil, keşfetmek için seyahat eder." (Goethe)
6 – "Hayat bir kitaptır ve gezip görmeyenler hep aynı sayfayı okur." (St. Agustine)
7 – "Gezgin önüne ne çıkarsa onu görür, ama turist neyi görmek istiyorsa onu." (G.K. Chesterton)
8 – "Senede bir defa daha önce hiç görmediğin bir yere git."(Dalai Lama)
9 – "Her şey kötüye gittiğinde kendine bir tatil ısmarla." (Betty Williams)
10 – "Kıyıyı gözden kaybetmeye cesaret etmedikçe insan, yeni okyanuslar keşfedemez." (Andre Gide)
11 – "Turistler nereye gittiklerini, gezginler nereye gideceklerini bilemezler." (Paul Theroux)
12 – "Seyahatin önündeki tek engel kapının eşiğidir." (Bosna Atasözü)
13 – "Para harcayarak sizi zengin yapacak tek şey seyahat etmektir." (Anonim)
14 – "Mutluluk gidilen yolun üzerindedir, yolun sonunda değil." (Epiktetos)
15 – "Ne kadar uzağa gidersem kendime o kadar çok yakınlaşıyorum."
(Andrew McCarthy)
16 – "Yaşa, seyahat et, maceraya âtıl, şükret ve asla pişman olma." (Jack Kerouac)
17 – "Mesele son durağının neresi olduğu değil, nasıl anıların ve yaşanmışlıkların olduğudur!" (Penelope Riley(
18 – "En uzun yolculuklar bile tek bir adımla başlar." (Laozi)
19 – "Bilmediğin bir yola gitmek bilmediğin bir yönünü keşfetmektir." (Martin Buber)
20- "Seyahat insanı alçak gönüllü yapar. Size dünyada ne kadar küçük bir yer işgal ettiğinizi görmenizi sağlar." (Gustave Flaubert)